Geç olsa da öğrendim…

Hayat, soğuk bir savaşmış, hem de hemen hemen çevredeki herkesle olan…

Hayat, mütevazılık değil tabiri caizse yırtıklık, fırlamalıkmış…

Hayat, karşındaki canım dediğinde canın çıksın dediğini anlayabilmekmiş…

Hayat, ne kadar çok lüks olduğuymuş yaşamında, arabaların, kıyafetlerin, cep telefonlarınmış…

Hayatta ne kadar değer gördüğün ne kadar içten gülümsediğin ile ilgili değil bu güne dek ne kadar ensesi kalına gülümsediğinmiş…

Hayat, bir dostla paylaşılan sıcak bir çay değilmiş salaş bir kahvede, hayat sözde dostlarını hangi afili mekânlara götürdüğün ve orada ne kadar çok şey ısmarlayabildiğinmiş…

Hayattaki amacın bir iki çocuğa ışık tutmak olmuş olmamış önemli değil, kimse amaçlarla ve çocuklarla ilgilenmez, tuttuğun ışık markalı mı ya da bu iyilik sana ne kadar sükse yaptırır buymuş önemli olan…

Hayat, hasta olduğunda sıcacık geçmiş olsunlar dan değil de bu yaşta hasta olunur mular dan oluşuyormuş…

Öğrendim geç olsa da,

Hayat, dostlar biriktirdiğini sandığın anda sırtından bıçaklanmayı öğrenmekmiş…

Hayat, sürekli işittiğin laf sokmalarla yaşamayı öğrenebilmekmiş…

Hayat, onlar için kendinden bile vazgeçtiğin insanların seni aslında hiç sahiplenememiş olmasıymış…

Hayat, en yakın dostlarının bir kademe bile yükseldiğinde başını ezmesiymiş…

Hayat, hesabı ya kendinin ödemesi ya da alman ödenmesiymiş (en iyi ihtimalle)…

Hayat, sadece iyilikleri için savaştıklarının seni kırmak için bir yol bulmaya çalışmasıymış…

Hayat, ne kadar çok sosyal aktiviten olduğu ve bunları anlatırken altını kalın kalın çizgilerle çizebilmekmiş…

Öğrendim…

VE Öğrendiklerimin en önemlisi;

Hayatta yeni bir kazanım yokmuş…senin için ağlayan, senin için gülen, seni önemseyen, seni seven zaten senin çekirdek ailenmiş…Annen,baban,teyzenmiş…Onların değerini bilebilmekmiş hayat…

VE anladım ki,

Hasta olduğumda sırf ben seviniyorum diye hediyeler alan tatlılar yapan sevgili eşim
HAYAT, SENMİŞSİN…


HANDE ATAN
(Yalova-2009)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder